
Tarık Akan, babası ve küçük kardeÅŸi ile birlikte yoksulluk içinde yaÅŸamaktadır. Babasının vefat etmesiyle kardeÅŸi Kahraman’ın bakımı da kendisine kalır ancak kardeÅŸi kan kanserine yakalanmıştır. Artık onun ve arkadaşı Halit Akçatepe‘nin yapması gereken günleri sayılı kardeÅŸini mutlu etmektir.
Kardeşinin en büyük isteği bir televizyondur. Beş parasız iki arkadaş bunu gerçekleştirmek için uğraşırlar. Ancak fazla zamanları yoktur.

Dost sohbetlerinde Türk sinemasının en iyi filmlerini sayma sırası geldiğinde çok az kişinin hatırladığı bir filmdir Canım Kardeşim
Genelde ilk akla gelen filmler ise Selvi Boylum Al Yazmalım, Muhsin Bey, Eşkiya gibi gerçekten çok nitelikli ve yüz akı işlerdir. Aslında 1973 yılında çekilmiş Canım Kardeşim filmi de en az bu filmler kadar yetkin ve zamana direnen bir sinema şaheseridir.

Canım KardeÅŸim Türk sinemasında pek rastlanmayan bir kaç ÅŸeyi bir arada baÅŸarabilen güçlü bir film…
Şöyle ki, sırtını tamamen Komedi oyuncularına dayamasına rağmen bir dramdır.

En güçlü karakteri ise çocuk bir oyuncu (Kahraman Kral) canlandırmaktadır ve bu Türk sinemasında gerçekten ender rastlanan bir durum.
Film boyunca kimse kimseye aşık olmamaktadır. Özellikle dış çekimler filme yarı belgesel bir hava katmaktadır ve 85 dakikaya son derece başarılı bir şekilde serpiştirilmiştir.

Filmin müziÄŸi ise ifadeyi en az oyunculuklar kadar güçlendirmektedir. Cahit Oben‘in tüyleri diken, diken eden bu çalışması fikrimce Türk sinemasının gördüğü en baÅŸarılı 3 iÅŸten birisidir (DiÄŸerleri : Selvi Boylum Al Yazmalım, Hababam Sınıfı)
Canım KardeÅŸim, seks filmleri furyası öncesi Ertem EÄŸilmez‘in yapmacıklıktan uzak sinemacılık anlayışını diÄŸer eserlerinin aksine iç yakan bir öyküde hayata geçiriyordu.

Dönemin film eleştirmenlerinden Engin Ayça filmi şu şekilde değerlendiriyordu:
“Nihayet sahteliklerden, kalıp durum ve kiÅŸilerden, soyutlamalardan arınmış, iddiasız, içten, sıcak, temiz bir film çalışması. Severek, yaÅŸayarak, duyarak, zorlamadan ve zorlanmadan anlatılan bir yaÅŸam kesiti…”
Düşmüş karakterler film boyunca yükselebilmek deÄŸil daha da düşmemek için çabalarlar ama sistem herkesi ezmektedir. Canım KardeÅŸim küçük insanların filmidir, bizim kadar küçük, baÅŸlarına ilginç hiç bir ÅŸey gelmeyen, yoksulluÄŸun topaç gibi oynadığı, umutları ezilmiÅŸ, örselenmiÅŸ insan yerine bile konmayanların filmi…

Bütün karakterler kendi zavallılıklarını, çaresizliklerini ve aldatmalarını yaÅŸarlar…
Halit Akçatepe en iyi yan rollerinden birinde “O kadın benim annemdi” derken döktürmektedir. Kanlarını satarak ayakta durmaya çalışan insanlara acımaya fırsat bulamadan, Adile NaÅŸit‘le birlikte Kahraman’ın gidiÅŸine gözyaşı dökeriz. Hiçbir ÅŸey iyi bitmez…
* Kahraman’ın en sevdiÄŸi eÅŸeÄŸi sucuk olmaya gider (Hem de abisi tarafından satılarak)
* Baba ise sorumsuzca sigara içerken ölmüştür.
* En iyi arkadaşı bir pavyon kadınının oğludur.

Kimse ideal, örnek insan deÄŸildir Ama acılar büyürken en büyük dramlarını ve insan olmanın tüm asaletini yaÅŸarlar. Zenginlerin yaÅŸadığı üzerleri tv antenleriyle dolu apartmanları gösteren kamera 180 derece döner ve gecekonduların pis - çamurlu dünyasıyla çarpıştırır bizi…
Final inanılmaz çarpıcıdır: Kahraman ölmüştür ama Televizyon da çalışmıştır. Kahraman en az kendisi kadar önemsiz abisi ve arkadaşının kollarında can verirken Televizyonda çok mühim meselelerin haberi verilmektedir. Kamera uzaklaşır…
…Biter
Yazan: Murat Tolga Åžen
Not: Yazıyı bizimle birlikte paylaÅŸan Murat Tolga Åžen‘e teÅŸekkür ederiz. Biz onun diÄŸer güzel yazılarını midnight.blogcu.com yani Öteki Sinema blogunda okuyoruz. Tabi böyle güzel yazılarla bol bol buraya konuk olmasını da isteriz
RSS feed for comments on this post
Leave a reply