Yeşilçam 1960′lı yılların sonundan itibaren ortak yapımlar devrine adım atar. İlk yıllarda İran ile beraber yürütülen bu çalışmalar takip eden dönemde İtalya’ya uzanacaktır. Ortak yapımlar sinemamıza Cihangir Gaffari, Beyk İmanverdi gibi oyuncuları kazandırırken İran’da Fahrettin, İtalya’da George Arkın isimleri altında Cüneyt Arkın‘ın uluslararası üne kavuşmasını sağlar.
Halit Refiğ‘in 1970 tarihli Türk - İran ortak yapımı Adsız Cengaver filminin teknik işlemleri Londra RANK stüdyolarında gerçekleştirilir. Bu işlemler esnasında Arkın’ın akrobatik yetenekleri ve fiziği İngilizlerin gözünden kaçmaz. Sean Connery sonrası dönem için düşünülen James Bond‘lardan birisi de Cüneyt Arkın olmuştur.

Türker İnanoğlu ve Natuk Baytan Cüneyt Arkın’ın ortak yapımları içerisinde en çok göze çarpan isimlerken, Orhan Elmas - Karateciler İstanbulda (Ninja Killer) ve Melih Gülgen - İnsanları Seveceksin (Kriminal Porno) ile bu tarz yapımları gerçekleştirmiş diğer önemli kişilerdir.

Adını Unutan Adam’ın onlarca ada sahip olduğu dönemde böylece açılmış ve 1970′li yılların son dönemecine kadar sürmüştür. Bir süredir internet üzerinde bilgi paylaşımlarında göze çarpmakta olan La Polizia Brancola Nel Buio isimli 1972 yapımı İtalyan filmi ise Cüneyt Arkın’ın rol aldığı bir film değildir. Afişte Arkın’a benzeyen bir starın bulunması ve başrol oyuncusunun Joseph Arkın olarak geçmesi bu tip bir yanılgıya yol açmaktadır.
“Halk Adamı” olmak 1970′li yılların ikinci yarısından 1980′e uzanan dönemin en popüler star sloganıdır. Halk Adamları dönemin pozitif alternatifi ne ise onun beyaz perdede ki karşılıklarıdır. Kanun ve düzene karşı kendi kanunu yaratıp kural tanımazlığın demokrasi mi yoksa sınırları çizilemeyip alaturkalaşmış bir özgürlük anlayışı mı olduğunu bir tarafa bırakalım.
Melih Gülgen avantür sinemamıza politik sosları en başarılı şekliyle kaynaştıran ve sinemamıza teknik anlamda yenilikler getirmek için çabalamış takdire şayan sinema insanlarımızdan birisidir.

Bu ilginç denemenin ardından esas üzerinde durulması gereken ve sinematik te üç aşamasına da yer verdiğimiz CEMIL gelir. Melih Gülgen, Cüneyt Arkın’ın sinema kariyerinde en önemli politik avantür filmlerin yönetmenidir. “Halk Adamı Polis”in en güzel örneklerinin verildiği Arkın filmlerine imzasını atmıştır.
YIKILMAYAN VATANDAŞ:
Türkiye’de kamplaşmanın çatışmalara, kurtarılmış bölgelere, kitlesel katliamlara dönüştüğü bir zaman diliminde iktidarın gücü olarak polis mi yoksa halkın içinden çıkan alternatif kanun dağıtıcılarının mı yeğlenmesi gerekmektedir? Gerek Komiser Cemil gerekse Yıkılmayan, Yarınsız Adamlar bu devrin insanlarıdır.
Erman Film‘in kabadayılarının organize suçun filizlenmeye başladığı bir dönemde mafyalaşıp güçlerini halktan yana kullanışlarının yolculuğudur.


Her yönetmenin kendi usulünce mücadele etme isteği Arkın filmlerine yansımaktadır. Melih Gülgen için kanun adamları, Remzi Jöntürk için sol eğilimli çağdaş Robin Hood‘luğa yol alan yarı evrensel adalet dağıtıcıları, Natuk Baytan içinse sadistik usüllerle kalleşlerden intikam alan kötü - iyi adamların adresidir Cüneyt Arkın.
Sinemamızın en garantili işlerinde imzası bulunan Atıf Yılmaz içinse bu adalet savaşçılığı Mağlup Edilemeyenler, Tuzak gibi Arkın filmleriyle bilinen polis - kabadayı karakterlerinin dışında ki insanlarla (gazeteci, doktor) beyaz perdeye taşınmıştır.

Yetenekli yönetmenlerimizden Şerif Gören ise gerek İki Arkadaş (Darbe) filmiyle direkt yoldan gerekse Gelincik filmiyle dolaylı olarak mücadeleye dayalı bir dönemde Arkın’ın vizyonunundan elinden geldiği kadar yararlanmıştır.
Gırgır Ali(İstasyon) ise Cüneyt Arkın imajına en çok yakışan, dolay veya dolaysızlık aranmaksızın saf bir Anadoluluğun gırgır ile harmanlanmış komedyasıdır.
Gelecek Bölüm: 1. Ticaretim - 1980 ve sonrası
RSS feed for comments on this post
Leave a reply